Erken Çocukluk Eðitiminin Önemi
Erken çocukluk eðitimi, doðumdan on yaþýna kadar çocukluk dönemi eðitimini kapsayan bir süreçtir. Ülkemizde okul öncesi eðitim olarak adlandýrýlan 0-72 aylar arasý eðitim, erken çocukluk eðitiminin çok önemli ve kritik bir bölümünü içermektedir.
Ýnsanoðlunun tüm yaþamý göz önünde bulundurulduðunda bazý yaþam dilimlerinin, psikolojik ve fizyolojik geliþmeler açýsýndan daha kritik dönemler olarak ele alýnmasý gerektiði bilinmektedir. Örneðin, 0-6 yaþlar arasýný kapsayan okul öncesi yýllarý; kiþiliðin oluþumu ve þekillenmesi, temel bilgi ve beceri ve alýþkanlýklarýn kazanýlmasý ve geliþtirilmesinde ileri yýllara olan etkisi nedeniyle, yaþamýn en kritik dönemlerinden biridir. Çocuða erken yaþlarda saðlanacak deneyimlerle elde edilecek temel bilgi, beceri ve alýþkanlýklar, çocuðun daha sonraki öðrenim yaþamýnýn yaný sýra sosyal ve duygusal yaþamýný da biçimlendirecek güçtedir. Tesadüflere býrakýlmayacak kadar ciddi, bilimsel ve sistematik bir organizasyon ile yönlendirilmesi gereken okul öncesi eðitim hizmeti, tüm eðitim sisteminin en can alýcý basamaðýdýr.
Okul öncesi eðitimi gerekli kýlan toplumsal bir olgu da, çocukluk yaþantýlarýndaki farklýlýklardýr. Yetersiz bakým, saðlýksýz çevre koþullarý ve ekonomik güçlükler pek çok çocuk için risk teþkil etmektedir. Erken çocukluk geliþim ve eðitimine yapýlan yatýrýmlar yoksulluk, sosyal eþitsizlik ve cinsiyete baðlý ayýrýmlar yüzünden dezavantajlý sayýlan çocuklara iyi bir baþlangýç vererek bu eþitsizliðin giderilmesine yardýmcý olabilmektedir.
Okul öncesi eðitim, çalýþan annelerin çocuk yetiþtirmekte karþýlaþtýklarý güçlükleri de aþmada destek saðlayabilmektedir. Okul öncesi eðitim kurumlarý çalýþan annelerin sorumluluklarýný günün belli saatleri içinde üstlenerek, bir yandan annenin iþinde verimli olmasýna katký saðlarken, diðer yandan çocuðun yetersiz koþullarda zedelenmesini önlemektedir. Kadýnýn güçlenmesi ve toplum içinde üretken olmasýnda, okul öncesi eðitim kurumlarýnýn katkýsý önemlidir.
Okul öncesi eðitim kurumlarý, çocuðun kültürel deðerlerini özümsemesine yardýmcý olmaktadýr. Sýklýkla kullanýlan “çocuklar bizim geleceðimizdir” söyleminde, sosyal ve ahlaki deðerlerimizin nesilden nesile geçiþinde çocuðun rolü vurgulanmaktadýr. Bu deðerler okul öncesi dönemde yerleþmeye baþlamaktadýr. Tüketim, rekabet, þiddet ve bencilliðin yoðunlaþtýðý günümüzde iþbirliði, fedakarlýk ve birlik gibi temel deðerlerin erken çocukluk döneminde yerleþmesine önem verilmelidir. Çocuklar bizim geleceðimiz ise, deðiþiklikleri ve ayný zamanda devamlýlýðý sürdürecek olan da onlardýr. Onlara erken yaþlardan itibaren geliþimlerini en verimli þekilde gerçekleþtirebilecekleri ortamlarý saðlamak da biz yetiþkinlerin görevidir.

|